Söz varsa söylenir ki, sükût neyime,
Bir bir ezber edilmiş, meşhûr kelime,
Ölüm döşeği sanki, sırlı meşîme,
Son nefestedir fânî, âlem neylesin?
Âlem nedir? Elem nedir? Bilen söylesin…
Vîrân olmuş bu gönül, harç karılmıyor,
Neylerse neylesinler, yâr darılmıyor,
Ateş düşse de gönle, yâr ayrılmıyor,
Başka bir yâr mı gelse, gönül neylesin?
Yâr kimdir ki? Yâren kimdir? Bilen söylesin…
Yâr olur mu yâr bana, yârı kararken,
Bana yâr olur o yâr, yârı geçerken,
Düşünce yâr içine, yârdan geçerken,
Yâr’i yârdan geçirir, yâ yâr neylesin?
Yâr nedir ki? Ağyâr nedir? Bilen söylesin…
Bizim elde karakış, dâra kalmışız,
Sevdâ türkülerini, seyre dalmışız,
Yüreğe hasretliğin, yükü almışız,
Yâban eli yurt eden, bizi neylesin?
Gurbet nedir? Sılâ nedir? Bilen söylesin…
Sılâdan haber mi var? Nâme yazıla,
Gelen haberler mühîm, olur fâzıla,
Habersiz kalan garîb, derdi irtılâ,
Yaban elde sürgünde, garîb neylesin?
Garîb nedir? Takrîb nedir? Bilen söylesin…
Pişmânlık sonu tevbe ise suç mudur?
Tevbe etmek bu kadar söyle güç müdür?
Taş bağra olan selâm, bile boş mudur?
Dost hatırı sorulmaz, cefâ neylesin?
Dost nedir ki? Hatır nedir? Bilen söylesin…
Hatrına içtirdiğin, kahve telvesi,
Mülhem olur fikrine, alır hissesi,
Tevbe dile düşmeden, âbilir kuvvesi,
Bağrı taş olanlara, neşûr neylesin?
Neşûr nedir? Harşûr nedir? Bilen söylesin…
Rûhum bir emânetti, düşer ya yola,
Unuttum ben özümü, daldım sefâya,
Yol uzun, menzil uzak, sırlı bir rüyâ,
Yolu rüyâ edene, sırrın neylesin?
Sır nedir ki? Yâ yol nedir? Bilen söylesin…
Sırra düştü hayâlim, uzak yol menzil,
Rüyâsını düşledim, uykudan azîl,
Nasîpsizce bekledim, olmadı nâzil,
Sırrına varamayan, bühtân neylesin?
Bühtân nedir? Şebtân nedir? Bilen söylesin…
Bildim hata nedir, doğrusun bilmedim,
Bildim hasta nedir, şifâsın bilmedim,
Bildim gurbet nedir, hasretin bilmedim,
Cânda Cânân bilmeyen, teni neylesin?
Cüdâ nedir? Fenâ nedir? Bilen söylesin…