Soykırım Niyetinde Aşırı Yüksek İspat Standardı
Soykırım suçunun oluşması için yalnızca yazılı emir veya açık beyan arayarak ispatı neredeyse imkansız hale getirmek.
Kitaplar, bültenler, raporlar, makaleler, şiir ve müzik arasında aynı kavramın izini tek merkezde sürün.
Bir kayıt birden çok eserde geçtiğinde çoğaltılmaz; kaynakları aynı ana madde altında birleşir.
Soykırım suçunun oluşması için yalnızca yazılı emir veya açık beyan arayarak ispatı neredeyse imkansız hale getirmek.
BM veya STK'ların soykırım riski uyarılarının önyargılı olduğu iddiası.
Devletlerin soykırımı önleme yükümlülüğünü yok sayması.
Soykırım Sözleşmesi'nde taraf devletlere getirilen "önleme ve cezalandırma" yükümlülüğünün göz ardı edilmesi.
Soykırım Sözleşmesi, bir ulusal, etnik, ırksal veya dinî grubu tamamen ya da kısmen yok etme kastıyla işlenen fiilleri suç sayan ve devletlere önleme-cezalandırma yükümlülüğü getiren 1948 tarihli antlaşmadır.
Soykırımın yalnızca "açık emir" ve "yazılı talimat" ile kanıtlanabileceği iddiası.
Soykırımın yalnızca doğrudan öldürme eylemleriyle sınırlı yorumlanması.
Söylem, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmasındaki bağlamıyla…
Lider dilinin kurum ve bütçeden daha hızlı değişmesi.
bir şirketin iklim iddiaları ile sermaye, üretim, emisyon ve politika davranışı arasındaki mesafe; ekteki endeksin ölçtüğü büyüklük.
Bir olayın hangi kavramlar ve anlatılar aracılığıyla anlamlandırıldığı.
Söz, kelam
Uluslararası spor akademilerinde İsrail ile yapılan işbirliklerinin barış odaklı sunulması.
Spor belgesellerinde İsrailli sporcuların kahraman figürler olarak sunulması.
İsrail'in uluslararası spor organizasyonlarını diplomatik normalleşme aracı olarak kullanması.
Spor alanlarında Filistin yanlısı protestocuların medya tarafından "olay çıkarıcı" diye sunulması.
İsrail'in uluslararası spor etkinliklerini "barış için bir araya gelme" mesajıyla kullanması.
Uluslararası spor etkinliklerinde Filistin lehine slogan ve sembollerin yasaklanması.
Uluslararası spor organizasyonlarında İsrail eleştirisinin "antisemitizm" gerekçesiyle yasaklanması.
Dünyaca ünlü spor yıldızlarının İsrail'e davet edilerek PR amaçlı kullanılması.
İsrail'in girişimcilik ekosistemini diplomatik araç haline getirmesi.
İsrail'in çok uluslu şirketlerle ortak etkinliklerde kendini "küresel inovasyon partneri" gibi göstermesi.
Uluslararası girişimcilik yarışmalarında İsrail'in sürekli finalist veya kazanan olarak tanıtılması.
İsrail'in kendisini "dünyanın girişimcilik başkenti" ve inovasyonun öncüsü olarak sunması.
İnsan hakları örgütlerinin raporlarının taraflılıkla suçlanarak yok sayılması.
Uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarının "tek taraflı" olduğu söylemi.
Aktörlerin kesinlik üretmek yerine belirsizliği pazarlık, caydırma veya manevra aracı olarak kullanması.
Bir devletin kritik güvenlik ve dış politika kararlarını aşırı dış bağımlılık altında kalmadan alabilme ve uygulayabilme kapasitesidir.
Stuxnet, İran’daki nükleer santrifüj sistemlerini hedef almak üzere geliştirildiği değerlendirilen ve fiziksel altyapıya zarar veren ilk büyük siber silah örneklerinden biri olan zararlı yazılımdır.
İsrail'in su arıtma teknolojilerini "hayat kurtaran insani yardım" diye sunması.