Getirdi kutlu müjde, Cibrîl-i Emîn,
Mübârek ay mutmain eyler mi nefsin?
Mahzûn olan bu gönlü, eylesin teskin,
Serkeş olan dimâğı, oruç neylesin?
Sahûr nedir? İftâr nedir? Bilen söylesin…
Hoş geldi, safâ geldi, Sultan-ı Şuhûr,
Huzur bekleyen gönle, sunuyor huzûr,
Affolmayan günâh yok, cümlesi ma’zûr,
Affı istemeyene, gufrân neylesin?
Gufrân nedir? Hüsrân nedir? Bilen söylesin…
Gaflette olan insân, uyur gezerler,
Kârûn gibi serveti, yığıp dizerler,
Ne anı yaşar, ne de âlem sezerler,
Ya bitâb olanlara, gönül neylesin?
Bitâb nedir? Mahzûn nedir? Bilen söylesin…
Bitâb gönlün hevâsı, kendine zarar,
Dünyâ olsa servetin, kesesi mezar,
Âlemi sezen akla, âlem işgüzâr,
Mahzûn değilse îmân, servet neylesin?
Servet nedir? Şehvet nedir? Bilen söylesin…
Diller sussun, kelâmlar, kalem konuşsun,
Âlem tefekkürdedir, evren konuşsun,
Nazâri ilâhiyye, îhzâr konuşsun,
Îhzâr etmeyen kulu, Rabb’i neylesin?
İdrâk nedir? Tasdîk nedir? Bilen söylesin…
Tasdîk edilmiş günâh, işlenir âyân,
Tefekkür etmez fikir, bilmiyor beyân,
Îhzâr etmemiş akıl, tümüyle ziyân,
Ziyân etmiş ömrüne, fayda neylesin?
Fayda nedir? Peydâ nedir? Bilen söylesin…
Çok şükür nefes varken açık o kapı,
Almak istersen eğer, gerçek bir tapu,
Servet üç-beş metredir, bez hepi topu,
Atlas libâs bilmeyen, ipek neylesin?
Giyîm nedir? Kuşâm nedir? Bilen söylesin…
Giymiş sanıyor garîb, atlas libâsı,
Burası harman yeri, anbar orası,
Üç metre bezin bile vardır hesâbı,
Sorulmaz diyenlere, suâl neylesin?
Suâl nedir? Sâil nedir? Bilen söylesin…
Nefes aldırandır Hak, şükürler olsun,
Kalbimiz tevbe ile şifâlar bulsun,
Üç metre bezin içi, nûrlarla dolsun,
İpek giyen bedene, kefen neylesin?
Urbâ nedir? Torbâ nedir? Bilen söylesin…
Gönül hânümânımız, vîrân olalı,
Lisânım yabandadır, nâlân olalı,
Sükût ehline varıp, ahvâl soralı,
Söz kalemden ayrılır, sükût neylesin?
Söz nedir ki? Sükût nedir? Bilen söylesin…