Büyük muhasebe, tarihî ve toplumsal hataların cesaretle görülmesidir. Bu hesaplaşma kendinden nefret etmek değildir. Kendi yalanlarını, eksiklerini ve zaaflarını saklamamaktır. Bir toplum eğitimde, hukukta, ailede, siyasette ve ekonomide neyi yanlış yaptığını konuşamıyorsa diriliş cümleleri süs olarak kalır. Büyük muhasebe, geçmişi yakmak değil, ondan hakikat çıkarmaktır. Onu yapabilen toplumlar acıyı olgunluğa dönüştürür. Yapamayanlar aynı hataları yeni isimlerle tekrarlar.
Kaynaklar
Bir kavram farklı eserlerde tekrar açıldığında yeni madde üretilmez; bağlam ve kaynak aynı kayıt altında birikir.
Kitap 2
ç ayna, "Biz nerede düştük?" sorusunu diri tutar. Bu soru acı verir; çünkü insanı masumiyet konforundan çıkarır. Fakat gerçek onarım orada başlar. Kendini hesaba çekmeyen toplum, başkasını suçlayarak oyalanır. 22. Büyük Muhasebe Büyük muhasebe, tarihi ve toplumsal hataların cesaretle görülmesidir. Bu hesaplaşma kendinden nefret etmek değildir. Kendi yalanlarını, eksiklerini ve zaaflarını saklamamaktır. Bir toplum eği s. 273
de ise insanın hiçbir eşyaya, hiçbir ekrana, hiçbir güce mutlak değer vermeyeceğini ilan eden en derin terbiyedir. Modern putlar karşısında asıl direniş budur: insanın kalbini geri alması. 4. Hakikatle Yüzleşme Büyük Muhasebe s. 65
Hira Dağı’nın Çocukları 4. Hakikatle Yüzleşme Büyük Muhasebe Hakikat kelimesi ağızda büyüyebilir; hayatta küçülebilir. Ben de bazı zamanlar hakikati savunduğumu sanırken, aslında kendi rahatımı savundum. burada kurulan her cümle önce kendi bahaneme çarpıyor. Aynadan kaçan toplum, kendi yüzünü başkasının gölgesinde arar. İnsan bazen hakikati aradığını sanır. Aslında kendisini doğrulayacak bir cümle arıyordur. Yüzleşme burada ba s. 40
Büyük muhasebe, tarihî ve toplumsal hataların cesaretle görülmesidir. Bu hesaplaşma kendinden nefret etmek değildir. Kendi yalanlarını, eksiklerini ve zaaflarını saklamamaktır. Bir toplum eğitimde, hukukta, ailede, siyasette ve ekonomide neyi yanlış yaptığını konuşamıyorsa diriliş cümleleri süs olarak kalır. Büyük muhasebe, geçmişi yakmak değil, ondan hakikat çıkarmaktır. Onu yapabilen toplumlar acıyı olgunluğa dönüştürür. Yapamayanlar aynı hataları yeni… s. 173