Tevhidî bakış, varlığı parçalanmış alanlar toplamı olarak görmez. İnsan, tabiat, toplum, bilgi, emek, sanat ve siyaset birbirinden kopuk değildir. Hepsi aynı yaratılış düzeninin içinde anlam kazanır. Bu bakış, dünyayı kutsallaştırmaz; fakat onu anlamsız nesneler yığınına da çevirmez. İnsan evrene hükmeden efendi değil, emanet taşıyan şahittir. Tevhidî bakış kaybolduğunda bilgi güç oyununa, ekonomi hırsa, teknoloji tutsaklığa, siyaset tahakküme kayabilir.
Kaynaklar
Bir kavram farklı eserlerde tekrar açıldığında yeni madde üretilmez; bağlam ve kaynak aynı kayıt altında birikir.
Kitap 2
me, zenginlik israfa, özgürlük keyfiliğe dönüşür. Ahlak burada salt bireysel iyilik hali olarak ele alınmaz. Kurumların, dilin, ekonominin, siyasetin ve teknolojinin de ahlaki sınırla yüzleşmesi gerekir. 15. Tevhidi Bakış Tevhidi bakış, varlığı parçalanmış alanlar toplamı olarak görmez. İnsan, tabiat, toplum, bilgi, emek, sanat ve siyaset birbirinden kopuk değildir. Hepsi aynı s. 270
ı'nın Çocukları 268 yaratılış düzeninin içinde anlam kazanır. Bu bakış, dünyayı kutsallaştırmaz; fakat onu anlamsız nesneler yığınına da çevirmez. İnsan evrene hükmeden efendi değil, emanet taşıyan şahittir. Tevhidi bakış kaybolduğunda bilgi güç oyununa, ekonomi hırsa, teknoloji tutsaklığa, siyaset tahakküme kayabilir. 16. Emanet Emanet, insanın sahip olduğunu sandığı şeyler üzerindeki asıl konumunu hatırlatır. Mal, s. 271
lu Birinci perde teşhistir. Unutuş, aidiyet çözülmesi, zihinsel sömürgecilik ve modern putlar burada ele alınır. Bu perde, bakışı dış dünya kadar iç aynaya da çevirir. İkinci perde zemindir. Din, dil, tarih, ahlak, tevhidî bakış, hikmet ve tefekkür kitabın kavramsal taşıyıcıları olarak kurulur. Burada amaç kuru tanım yapmak değil, düşüncenin toprağını hazırlamaktır. Üçüncü perde inşadır. Maarif,… s. 9
Tevhidî bakış, varlığı parçalanmış alanlar toplamı olarak görmez. İnsan, tabiat, toplum, bilgi, emek, sanat ve siyaset birbirinden kopuk değildir. Hepsi aynı yaratılış düzeninin içinde anlam kazanır. Bu bakış, dünyayı kutsallaştırmaz; fakat onu anlamsız nesneler yığınına da çevirmez. İnsan evrene hükmeden efendi değil, emanet taşıyan şahittir. Tevhidî bakış kaybolduğunda bilgi güç oyununa, ekonomi hırsa, teknoloji tutsaklığa,… s. 172