Kavram Sözlüğü
Ukubet
Ceza, eziyet veya yapılan bir şeyin karşılığında çekilen ağır bedel.
Ecel
İnsan ömrünün sona erdiği, ölümün gerçekleştiği vakit.
Çarmıh
Tarihte kişinin gerilerek cezalandırıldığı haç biçimli düzenek; eserde ağır acı ve cezalandırılmanın mecazıdır.
Müphem
Belirsiz, açık seçik olmayan, kolayca anlaşılamayan.
Kelâm
Söz, ifade, anlam taşıyan konuşma.
Rağbet
İlgi gösterme, yönelme, değer verme.
Musibet
Bela, felaket, ağır sıkıntı.
Bohem
Yerleşik kurallara ve alışılmış düzene bağlı olmayan, başıboş veya sıra dışı yaşayış biçimi. Eserde alışılmış düzenin dışına çıkmış bir son hâlini çağrıştırır.
Mülhem
Esinlenmiş, ilham alınmış; “hatırda mülhem” ifadesinde zihinde başka bir şeyi çağrıştırarak beliren anlamındadır.
Dara Düşmek
Zor durumda, sıkıntı veya çaresizlik içinde kalmak.
Boca Etmek
Bir şeyi çok miktarda ve birden üzerine dökmek veya yığmak.
Necaset
Pislik, murdarlık; dinî kullanımda temiz sayılmayan maddeler için kullanılan kavram.
Necabet
Soyluluk, asalet, temiz ve seçkin yaradılış.
İcabet
Bir çağrıya uymak, davete karşılık vermek; “ölüm çağırır beni, inat etme icabet” dizesinde çağrıya teslim olmayı ifade eder.
Dirhem
Eski bir ağırlık ölçüsü; mecazen çok küçük bir miktarı belirtmek için kullanılır.
Fâtiha
Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi; vefat edenlerin ardından dua niyetiyle de okunur.
Ussuz
Akıldan, sağduyudan yoksun; aklını kullanamaz veya aklını yitirmiş gibi olan.
Necis
Pis, temiz olmayan; dinî anlamda maddeten veya hükmen temiz sayılmayan.
