Yıkık dökük gönlüme, döküyor harcı,
Sevmek mi? Güldürmeyin, değil ki harcı,
Ateş düşmüş yürekte, harlıyor harcı,
Söndürme diyenlere, ateş neylesin?
Hâr nedir ki? Ya Hârc nedir? Bilen söylesin…
Ezber ettim gönlüme, akseder yüzün,
Dilime düşse adın, dilimi yüzün,
Doksan dokuz esmâsı, affettir yüzün,
Yüzsüzce yaşayana, yüzün neylesin?
Yüz nedir ki? Yüzsüz nedir? Bilen söylesin…
Kavuşmak nasîb değil, beklenen bir düş,
Geçmiş, derin bir kuyu, en dibine düş,
Bir heyûlâ sûreti, edilirken düş,
İçine düşenleri, gerçek neylesin?
Gerçek nedir? Asıl nedir? Bilen söylesin…
Çâre bekliyor çâre, çâresiz elden,
Bîtâb her bir hücresi, düşünce elden,
Gün gelir düşer insân, ayaktan elden,
Bir başına kalınca, eller neylesin?
El nedir ki? Evvel nedir? Bilen söylesin…
Terk edenin mîrâsı, kederi derdi,
Vîrân etti mahsûlü, hepsini derdi,
Bir zamanlar bîçâre, "gelirim" derdi,
Göçüp gitti sevdâlar, derdî neylesin?
Dert nedir ki? Keder nedir? Bilen söylesin…
Çerçi malı bu sevdân, kaç dirhem eder?
Geçmişi bir kalemde, târumâr eder,
Saymadım ihaneti, bir asır eder,
Ederî kadar sevdâ, seven neylesin?
Seven nedir? Güven nedir? Bilen söylesin…
Âdemoğlu ziyânda, şüphesiz nankör,
İblîslere mihmândâr, ederken meşkür,
Bitmeyecek mîrâsı, savurur cemşür,
Sermâyesi ziyânda, günâh neylesin?
Günâh nedir? Eyvâh nedir? Bilen söylesin..
Ebedî değil hayât, bulur nihâyet,
Gözü doymaz ki ister, eder şikâyet,
Ne Hak tanır ne Resûl, bilmez ki âyet,
Alaya alan ömrü, Sakar neylesin?
Sakar nedir? İnkâr nedir? Bilen söylesin…
İstiyorsan hançerle, hep bağrım açık,
Sırtımda yer kalmadı, bak göğsüm açık,
Hesâbın kapanmıyor, veriyor açık,
Mahşere kaldı hesâb, kâtib neylesin?
Kâtib nedir? Tertîb nedir? Bilen söylesin…
Sürgüne gönderdiler, görünmez kâra,
Mecnûn mu eylediler, ey bâht-ı kâra?
Rengimi kör ettiler, siyâhtan kâra,
Bâhtı kârâ gelecek, Nûr’un neylesin?
Nûr nedir ki? Dumûr nedir? Bilen söylesin…