Beşer nefse mahkûmsa, unutur Hakk’ı,
Ecel yaklaştığında, daralır ufku,
Kimse kurtulamaz ki, ecel-i vâkî,
Cehennem hâr-ı oddur, inkâr neylesin?
İnkâr nedir? Halîl kimdir? Bilen söylesin…
Âsîlik edenlerde, bitmez gam, keder,
Yüzüne hayâdan bir perde mi iner?
Aşktan pervâne olup, yüreğe siner,
Mansûr olana şimdi, minel neylesin?
Enel nedir? Minel nedir? Bilen söylesin…
Minel-ezel’den beri, verilmiş sözü,
Hallâc’ı sürgün eder, o gün Hak gözü,
Bilmeyen bedduâda, bilen lütfüzü,
Perdeyi kapatana, haddâd neylesin?
Haddâd nedir? Cellâd nedir? Bilen söylesin…
Âsî olan yüreğe huzûr iner mi?
Huzûr olmayan sine, celâl siner mi?
Aşka tâlip olana, mâşûk güler mi?
Güldürmeyen mâşûku, teskin neylesin?
Teskin nedir? Yâ kin nedir? Bilen söylesin…
Muhabbet bezm’i, sevda, şarabı ister,
Var mı böyle peymâne, bir bana göster?
Döndürmekle yüz olmaz, astârı ister,
Kefenlik giyen atlas, libâs neylesin?
Cilbâb nedir? Eşvâb nedir? Bilen söylesin…
Sevdanın şarabından, muhabbet seçer,
O kâdehi tutarlar, kendinden geçer,
Astârsız gömlek giyen, kıymeti biçer,
Eskimişi bilmeyen, yeni neylesin?
Eski nedir? Yeni nedir? Bilen söylesin…
Eskiyen mâden elbet, olur ya cevher,
Hâfızın lafzındadır, mutlaktır ezber,
İspât arayanlara, lisân şaheser,
Ahrâz olan meclisi, sohbet neylesin?
Hatîb nedir? Kitâb nedir? Bilen söylesin…
Cevher, ârif elinde olur mücevher,
Hâfız kurrâ olsa da, ediyor ezber,
İspâtı lisân değil, yaşanmış izler,
Gönül ehli olana, ahrâz neylesin?
Ahrâz nedir? Yâ söz nedir? Bilen söylesin…
Kârûnlar olmaz iflâh, versen nasîhat,
İster yığılsın yığın, serveti kat kat,
Bitip tükenmez ömür, hem de saltanat,
Harâbât ehli vîrân, mevki neylesin?
Hiç’lik nedir? Âlem nedir? Bilen söylesin…
Hiç’lik âlemi rü’yâ, hiçlik heyyûlâ,
Yığınlar elden gitse, şaşar pusulâ,
Saltanatı bir ömür, ömür mü sıla?
Gaflet uykusundadır, bedâr neylesin?
Bedâr nedir? Bîdâr nedir? Bilen söylesin…