Kelamın derdi derin, İçine düştük,
Eminoğlu , kefensiz, derdi bölüştük,
Emrah verdi nisabı, Haddi mi aştık,
Çetinbaş derde durdu, Hattab neylesin?
Hattab nedir? Hitap nedir? Bilen söylesin…
Döner mi ki vadinden, ahde sadıklar,
Aşk bedelini bilir, aşka aşıklar,
Maşukundan ayrı düşen, onu sayıklar,
Himmet bulamayana, Bahri neylesin?
Dalmak nedir, bulmak nedir, bilen söylesin…
Atalet içindedir, buldum mu diyor?
Bir ummandır kelime, daldım mı diyor?
Maşukun sevdasına, kandım mı diyor?
Keşke düşen diline, Tevbe neylesin?
Tevbe nedir? Mecbube ne? Bilen söylesin…
Himmet bekliyor aşık, susuyor maşuk,
Lal olur diller neden? Tutulur mu nutk?
İçine döker derdi, mutluluk mestruk,
Dert yudumlayanlara, Tahruk neylesin?
Tahruk nedir? Mazruk nedir? Bilen söylesin…
Geceyi yorgan gibi, üstüme sersem,
Dalsam geçmişe yine, atiyi versem,
Ölüm gelmeden bana, ben ölüversem,
Anlar mıyım diyene, udhuk neylesin?
Udhuk nedir? Utmak nedir? Bilen söylesin…
Bir ömür uyudum ben, bütün imsakta,
Nefessiz kaldım yine, az bir tümsekte,
Nasip ararken naçar, nasipler sahte,
Nasipsiz olanlara, Mahrum neylesin?
Mahrum nedir? Mağmum nedir? Bilen söylesin…
Mahsup edilmeden, helallik mi olur,
Kim neylerse, misliyle karşılık bulur,
Hazırlıksız yola çıkan, yolda kalır,
Haberci ulak, buna çare neylesin?
Menzil nedir, durak nedir, bilen söylesin…
Saklanırken beyazlar, görünmez izbe,
Rengarenk ayrıldılar, belki bin hizbe,
Nefes nefese sanki, kör kütük cezbe,
Narı içine düşen, suyu neylesin?
Su nedir ki? Südur nedir? Bilen söylesin…
Kor düştü bu sineye, gönül is duman,
Aman dilerken aman,vermiyor aman,
Binbir renkli bir zaman, düşülen bir an,
Gel çıkar diyenlere, Lal’ler neylesin?
Lal nedir ki? Hayal nedir? Bilen söylesin…
Bir renk düştü aklıma, yerer ahengi,
Sanki her yer karardı bozdu mihengi,
Kör olan seçemez ki aşikar rengi,
Beyaz karalanırken, rengi neylesin?
Renk nedir ki? Ahenk nedir? Bilen söylesin…