Bilen Söylesin
Şiir · Sözlük · Dil ve kültür
İncele ↗
Çağın ahlâkî ve toplumsal çözülmesini görünürlük, riya, mahremiyet, dijital kültür, algoritmalar, yapay zekâ, aile, kimlik, tüketim, hafıza ve vicdan eksenlerinde inceleyen; insanın hem dış sistemlerle hem de kendi rızası ve alışkanlıklarıyla yüzleşmesini isteyen bir düşünce çalışması.
Bu kitaba bağlı 133 kavram. Her madde merkezî Kavram Atlası kaydına ve kitap içindeki kaynak sayfalarına bağlanır.
Vicdan, insanın çıkarı, korkusu veya çevresinin baskısı başka yöne çağırsa bile hak ile haksızlık arasındaki farkı içinde duyabilme ve bu farkın sorumluluğunu üstlenebilme yetisidir. KörEbE külliyatında vicdan, sessiz bir duygu değil; adalete ve eyleme çağıran iç ölçüdür.
Korunması gereken bir değeri, acıyı, mahremiyeti veya ibadeti kalabalığın bakışına açmak.
Kayıt kapasitesi yüksek olduğu hâlde acıları, hataları ve sorumlulukları gündemle birlikte terk eden; arşivi bulunan fakat ortak hafızası zayıflayan toplumsal yapı.
Tercih çevresinin algoritma, çerçeveleme, tekrar ve duygu yönetimiyle biçimlendirildiği; buna rağmen ahlâkî sorumluluğu bütünüyle ortadan kalkmayan modern birey.
Ailenin yalnızca yaşadığı mekân değil; güven, mahremiyet, sevgi, sır ve emanet bilinciyle kurduğu iç sığınak.
İnsanın kendi özü, şahsiyeti ve iç hakikati. Dijital çağda çoğu zaman profil, avatar veya imajla karıştırılır.
Çevrimiçi ortamda delil, bağlam, kişilik hakları ve kul hakkını gözeterek hüküm vermeyi; öfke yerine ölçüyü, linç yerine hukuku esas alan adalet anlayışı.
Dinin, ibadetin ve takvanın dijital görünürlük düzeni içinde temsil edilmesi. Sorun dinin çevrimiçi anlatılması değil, niyetin görünürlük tarafından esir alınmasıdır.
İnsanın görünür başarılar, beğeniler ve dijital izler yerine; niyet, sabır, mahremiyet, emek ve küçük sadakatlerle kendini kurması.
İnsanların hem kendi hayatlarını görünür kıldığı hem de davranışsal verilerinin sistemler tarafından kaydedilip değerlendirildiği çift yönlü açıklık düzeni.
Saatin ölçemediği iç olgunlaşma süresi. Sabır, dua, bekleyiş, pişmanlık ve tevekkül bu zamanın içinde büyür.
Öfkenin dikkat, etkileşim, görünürlük, siyasi sadakat veya ticari kazanca çevrildiği düzen. Burada öfke yalnız yaşanan bir duygu değil, dolaşım değeri taşıyan bir kaynaktır.
Mazlumun kimliğine, coğrafyasına veya failin gücüne göre farklı çalışan duyarlılık.
Mahremiyet, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Bir insanın canı, malı, onuru, emeği, zamanı veya hukuku üzerinde doğan ve sahibinin rızası olmadan ortadan kalkmayan ahlaki-hukuki sorumluluk.
Gösteriş, ikiyüzlülük.
Samimiyet, insanın söylediği sözle taşıdığı hâl arasındaki mesafeyi azaltmasıdır. Modern çağda en çok yıpranan kavramlardan biridir; çünkü gösteri, samimiyet taklidi üretmekte ustadır. İnsan mazlumu savunurken kendi evinde zalim olabilir. Ahlaktan söz ederken menfaatini saklayabilir. Samimiyet, bu ikiyüzlülüğü fark etme cesaretidir. Kişinin kendi nefsine karşı yalansız kalmasıdır. Samimiyet yoksa en doğru cümle bile içi boş bir afişe dönüşür.
Hakikat, insanın hoşuna giden kanaat değildir. Bazen kişinin inandığı şeyi, sevdiği çevreyi, tuttuğu tarafı ve kurduğu rahatlığı sarsar. hakikat cesaret ister. Modern çağ hakikati çoğu zaman görüntüye, veriye, algıya veya propaganda diline indirger. Oysa hakikat insanı sadece bilgilendirmez; hesaba çağırır. Hakikatin önünde eğilmeyen düşünce, zamanla kendi putunu üretir. Hakikat, dış dünyayı yargılayan kılıç olmadan önce iç aynadır.
Fıtrat, yaratılış
İnsanı eksilten kültürel, ekonomik ve dijital baskılara yalnız tepkiyle değil; fıtratı, aileyi, çocuğu, hakikati, mahremiyeti, adaleti ve toplumsal dayanışmayı koruyan alternatif hayat ve kurumlar üreterek karşı duran toplumsal yapı.
İnsanlığın çürümesini tek bir sebebe bağlamadan; dış fail ile iç rızayı birlikte gören son teşhis.
Merhamet, başkasının acısını uzaktan seyredilen bir görüntü olmaktan çıkarıp kişinin ahlaki sorumluluk alanına almasıdır. Acımadan farklı olarak merhamet; korumayı, yük paylaşmayı, adaletsizliği azaltmayı ve gücü incitmemek için sınırlamayı gerektirir.
Ahlak, kişisel nezaket listesi değildir. Medeniyetin görünmeyen anayasasıdır. Hukuk geciktiğinde, piyasa azdığında, siyaset sertleştiğinde ve aile yorulduğunda toplumu içeriden tutan şey ahlaktır. Ahlak yoksa bilgi kibre, güç tahakküme, zenginlik israfa, özgürlük keyfiliğe dönüşür. Ahlak burada salt bireysel iyilik hâli olarak ele alınmaz. Kurumların, dilin, ekonominin, siyasetin ve teknolojinin de ahlaki sınırla yüzleşmesi gerekir.
İnsanın doğruyu, iyiyi ve güzeli yalnızca anlatması değil, hayatında taşıması. Fazilet dış onayla değil, sadakatle büyür.
İnsanın yalnızca bedeninin değil, acısının, mahremiyetinin, emeğinin, çocukluğunun ve hatırasının korunması gereken değeri.
Samimiyet, Allah'a içten bağlılık.
Merhamet, adalet, çevre, insan hakları veya yardım gibi değerlerin marka, imaj ve pazar diliyle kullanılması.
Dijital kalabalıkların bir kişi veya grubu delil, bağlam ve ölçü aramadan hedef alması.
İnsanın sözüyle hâli, niyetiyle davranışı, görünen yüzüyle iç dünyası arasında dürüst bir bağ kurması.
İnsanın çocuğu, aileyi, zamanı, sözü, bedeni, malı, bilgiyi ve mahremiyeti kendisine ait tüketilecek şeyler değil, korunacak değerler olarak görmesi.
Ömrü yalnızca verimlilik hesabıyla değil; emanet, dikkat, ibadet, aile, tefekkür ve insanî sorumluluk bilinciyle kullanmak.
İnsanın kanaatini doğrudan delille değil; korku, öfke, aidiyet, suçluluk veya ahlâkî üstünlük duygusunu harekete geçirerek biçimlendirme yöntemi.
Kızgınlığın kişiye veya kuruma takipçi, statü, aidiyet, görünürlük ya da nüfuz olarak geri dönmesi. Tepki kazanca bağlandığında öfkenin sürmesi başlı başına bir menfaate dönüşebilir.
Konuşurken hakikati, susarken haysiyeti, eleştirirken adaleti ve paylaşırken kul hakkını gözetme sorumluluğu.
Kişinin geçmiş söz, görüntü ve davranışlarının arşivlenerek yıllar sonra dahi bugünkü kimliğini belirleyecek biçimde karşısına çıkarılabilmesi.
İzleyicinin ekrandaki kişiyi tanıdığı hissine kapıldığı, fakat ilişkinin karşılıklı olmadığı tek yönlü yakınlık biçimi.
Karşılıklı insan ilişkisinin zorluklarını taşımayan, yapay bir muhatapla kurulan ve gerçek temas hissini taklit eden bağ.
Medya, eğlence, aktivizm, kurumsal iletişim, reklam, dijital platform ve eğitim-kültür alanlarında aynı yönde çalışan söylem ve kampanyaların toplumun insan, aile, cinsiyet ve mahremiyet tasavvurunu değiştiren toplam etkisi.
Hakikati aramak yerine, belirli bir fikri, çıkarı veya gücü kabul ettirmek için yapılan sistemli yönlendirme.
Bir toplumun insan onuru, adalet ve merhamet konusunda yalnız duygusal tepki değil, ortak ölçü ve kalıcı kurumlar üretebilme kabiliyeti.
Gündem olan acılara kısa süreli tepki verip sonra unutan, süreklilik taşımayan duyarlılık biçimi.
Haksızlık karşısında konfor, korku veya çıkar sebebiyle susmanın zulme alan açması.
Faili gizleyen, suçu yumuşatan, mağduru belirsizleştiren ve zulmü teknik kelimelerle soğutan dil.
İnsanın vicdanını, mahremiyetini, zamanını ve hakikat duygusunu kendi eliyle aşındırması.
Bir bilginin veya tartışmanın çocuğa yalnız doğru olup olmadığına göre değil, gelişim düzeyine, taşıyabileceği duygusal yüke ve ailenin rehberliğine göre sunulması ilkesi.
Bir davranış veya kimlik anlayışının doğrudan emirle değil; tekrar, kahramanlaştırma, estetik çekicilik, mizah, reklam ve sembol diliyle toplumun “normal” kabul ettiği alana taşınması.
Arzuyu yok saymadan ona sınır koyabilmek; sahip olmayı hayatın anlamı ve insanın değer ölçüsü hâline getirmemek.
Belirli bir cinsiyet veya kimlik anlayışını film, dizi, müzik, reklam, sosyal medya, eğitim, sembol ve kampanya tekrarlarıyla normal, itibarlı ve örnek kabul edilir hâle getirmeye çalışan kültürel yönlendirme.
Çocuğun görüntüsünün, sözünün, kırılganlığının, hatırasının ve gelecekteki haysiyetinin korunması. Çocuk, ebeveynin dijital vitrini değil, emanettir.
Platformların insan dikkatini toplaması, ölçmesi ve reklam ya da etkileşim üzerinden değere çevirmesi.
İnsanın dijital sistemlerin öneri, sıralama ve ödül düzenini kendi iradesinin önüne geçirmesi; seçtiğini sanırken tercih ufkunun algoritmik olarak daralmasına razı olması.
Bir sözün, görüntünün veya olayın gerçek anlamından koparılarak başka bir algıya hizmet edecek şekilde sunulması.
Çok sayıda dijital temasın içinde, karşılıklı sorumluluk ve sahici görülme duygusunun zayıflamasıyla ortaya çıkan yalnızlık biçimi.
Bedenin her yönünü beğenmek değil; onu yalnız kusur, proje veya düşman gibi görmeden, insanın verili hakikatinin bir parçası olarak kabul edebilmek.
Hakikatin kendisini değil, hakikatin nasıl görüneceğini belirleme çabası. İnsanların kanaatini gerçek üzerinden değil, kurgulanmış izlenim üzerinden yönlendirme sürecidir.
Bir kişinin, olayın veya iddianın sosyal medya kalabalıkları tarafından yargılanması. Savunma, bağlam ve ispat çoğu zaman geride kalır.
Bir olaya gerçek anlamda tanıklık etmek yerine, onu izlemek ve geçmek. Ekran görmeyi artırır; fakat her zaman sorumluluk doğurmaz.
Gerçek karakterden doğmayan, yalnızca erdemli görünmeye yarayan davranış biçimi.
Bir davranışın doğruluğunu hakikatle değil, kaç kişiye ulaştığı ve ne kadar görünür olduğu ile ölçen çağ hastalığı.
Sentetik içeriklerin çoğalmasıyla yalnız sahteye inanmanın değil, gerçeğe de güvenememenin yaygınlaşması.
Kimse bilmeden yapılan, yardım alanın haysiyetini koruyan ve niyeti gösteriden uzak tutan iyilik.
Kişinin kolaylık, kişiselleştirme veya görünürlük karşılığında kendisine ait davranış, konum ve alışkanlık verilerini sürekli izlenebilir hâle getirmeye razı olması.
İnsanın değerini başkalarının bakışında araması. Bu açlık büyüdükçe, insan kendi iç ölçüsünü kaybeder.
Gerçeğin değil, gerçeğin sunumunun öne çıktığı çağ. İnsan burada yaşadığı şeyden çok gösterdiği şeyle tanımlanır.
Geçmişteki acıyı intikam için değil, aynı haksızlığın tekrarlanmaması ve adalet ölçüsünün korunması için hatırlama sorumluluğu.
Hakikatin yok olması değil, onu taşıması gerekenlerin korku, yorgunluk veya konfor sebebiyle geri çekilmesi.
Çocuğun dünyayı acele ettirilmeden, kayda alınmadan ve durmadan sergilenmeden tanıma hakkı.
Gerçek sorumluluk taşımayan, yalnızca kriz anlarında paylaşımla veya sözle görünür olan geçici duyarlılık.
Adalet, özgürlük, merhamet, insan hakları, barış ve vicdan gibi kelimelerin kullanıldığı hâlde gerçek anlamını yitirmesi.
Aidiyet, farklılık ve benlik arayışının sembol, marka, kampanya ve tüketim diliyle ekonomik değere dönüştürülmesi.
Dijital ortamda yazılan, paylaşılan veya çoğaltılan sözün kul hakkına dönüşebilme sorumluluğu.
Haksızlığı gördüğü hâlde kendi rahatını bozmamak için susma hâli.
İnsanın kendi nefsini, niyetini ve davranışını Allah’ın huzurunda olduğunu bilerek denetlemesi.
Kişinin kendi değerini başkalarının beğenisine, yorumuna ve takdirine bağlaması.
Bir insanın ayıbını, mahcubiyetini veya kırılganlığını gereksiz teşhirden koruma sorumluluğu. Suçu gizlemek değil, haysiyeti korumaktır.
Dinin emirlerine ve ahlâkına göre değil, dijital platformların trend ve etkileşim düzenine göre şekillenen dindarlık.
LGBT kimlik siyasetinin bayrak, slogan, yürüyüş, kurumsal destek, medya görünürlüğü ve kampanya dili üzerinden kamusal normalleştirme üretmesi; çocukların bu sembol dünyasına dahil edilmesi hâlinde yetişkin kimlik siyasetinin çocukluk alanına taşınması.
Kullanıcının neyi kabul ettiğini anlamadan veya makul bir ret seçeneği bulunmadan verdiği dijital iznin gerçek ve bilinçli rıza gibi değerlendirilmesi.
Yapay olarak üretilmiş metin, görüntü, ses veya anlatının gerçekliğin işaretlerini taşıdığı için hakikatin yerine geçmesi.
İnsanın görünürlük düzenine karşı, içtenliği, mahremiyeti, yavaşlığı ve gizli iyiliği yeniden seçmesi.
Allah’a karşı sorumluluk bilincinin, dışarıya dindar görünme çabasına dönüşmesi.
İnsanı derinleştirmeyen, ilişkiyi güçlendirmeyen, ibadeti güzelleştirmeyen ve hakikate yaklaştırmayan meşguliyetlerde harcanmış ömür parçası.
Kişinin değerini ve aidiyetini karakterinden çok sahip olduğu markalar, nesneler ve satın alınabilir deneyimler üzerinden kurması.
İnsanın dijital hizmetleri kullanırken farkında olarak veya olmayarak bıraktığı konum, arama, tıklama, tercih, süre ve davranış kayıtlarının bütünü.
Zalimle mazlumu aynı mesafeye koyarak hakikatin yükünden kaçma biçimi.
Tebliğ insanı hakikate çağırır; teşhir insanı kendine çağırır. Aynı davranış dışarıdan benzer görünebilir; ayrımı belirleyen çoğu zaman niyettir.
İyiliğin, merhametin ve yardımın gösteriye dönüşmeden korunması gereken iç alanı.
Hemen konuşma, hemen paylaşma, hemen hüküm verme ve hemen görünme refleksine karşı; düşünmeyi, beklemeyi ve ölçüyü seçmek.
Eksik bilgi, kesilmiş görüntü, ima ve şüphe üzerinden kanaat üretip insanları hızla yargılayan dijital düzen.
Mazlumun kimliğine bakmadan, hakikatin tarafında durma sorumluluğu. Bu şahitlik bazen sözle, bazen yazıyla, bazen de yalanın parçası olmayı reddetmekle gerçekleşir.
Hak ve sorumlulukları ölçülü biçimde gözetme; hakkı sahibine verme ilkesi.
Bir davranışın doğurduğu ağır manevî sorumluluk, günah yükü veya kötü sonuç.
Kesin bilgiye dayanmayan kanaat, tahmin veya varsayım.
Suç, kabahat veya ağır sorumluluk doğuran fiil.
Toplum, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Tüketim, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Sistem, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” ve “Sürdürülebilir İkiyüzlülük” çalışmalarındaki bağlamlarıyla ele alınır.
Sonuç, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” ve “Soğuk Kaos Çağında NATO-2” çalışmalarındaki bağlamlarıyla ele alınır.
Kurum, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” ve “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmalarındaki bağlamlarıyla ele alınır.
Mahkeme, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Kimlik, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
İnsanlık, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Gerçeklik, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Görünürlük, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Gösteri, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Dönüşüm, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Sürdürülebilir İkiyüzlülük” ve “Soğuk Kaos Çağında NATO-2” çalışmalarındaki bağlamlarıyla ele alınır.
Duyarlılık, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos Çağında NATO-2” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Eğitim, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Ekonomi, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Ekran, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Erişim, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos Çağında NATO-2” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Dikkat, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” ve “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmalarındaki bağlamlarıyla ele alınır.
Bağımlılık, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Barış, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Aile, sadece biyolojik yakınlık değildir. İnsanın adaleti, güveni, merhameti, mahremiyeti, sorumluluğu ve aidiyeti ilk öğrendiği mekteptir. Aile gevşediğinde toplum sadece nüfus kaybetmez; karakter inşa eden temel ortamı da kaybeder. Aileyi savunmak baskıyı savunmak değildir. Tam tersine aile, haysiyetin, sevginin, emanet bilincinin ve karşılıklı sorumluluğun korunduğu yer olmalıdır. Ailenin ihyası, eski alışkanlıkları aynen tekrarlamak değil; adaletli bir sıcaklığı yeniden kurmaktır.
Konuşmama hâli.
Emanet, insanın sahip olduğunu sandığı şeyler üzerindeki asıl konumunu hatırlatır. Mal, makam, bilgi, beden, zaman, çocuk, şehir, tabiat ve iktidar insanın mülkü değil, imtihanıdır. Emanet bilinci olmayan yerde yağma başlar; bazen kaba, bazen kibar biçimde. Yönetici makamı, zengin malı, öğretmen öğrenciyi, ebeveyn çocuğu, insan tabiatı kendisine verilmiş bir hak değil, korunması gereken bir sorumluluk olarak görmelidir. Emanet insanın elini titretir. Titremeyen el kolayca zulmeder.
Şiirde soruya dönüştürülen bu kavramın sözlük açıklaması editoryal inceleme için işaretlenmiştir.
Kesin bilgi.
Kanun, töre.
Bildirme, duyurma
Sessizlik, suskunluk; Sükut, sessizlik
Şahit, tanık
Kusur, eksiklik; Kırık, parça
Kitap.
Kul, köle; Kül.
Kulluk, ibadet
İnsan, insan
Hayret, şaşkınlık
Hafıza, geçmişin depo edilmesi değildir. Toplumun kendisini geleceğe taşırken kullandığı iç pusuladır. Hafızası gevşeyen insan kolay yönlendirilir; çünkü neyin kayıp, neyin kazanç olduğunu ölçemez. Tarih burada kuru kronoloji olmaktan çıkar. Dil, aile, şehir, mezarlık, musiki, atasözü, ibadet ve ortak acı hafızanın parçalarıdır. Hafıza diri kaldığında toplum aynı hataya mahkûm olmaz. Hafıza gösteriye dönüşürse geçmiş, bugünü aydınlatmak yerine bugünün öfkesini süsleyen bir dekor hâline gelir.
Dil, sadece anlaşma aracı değildir. Düşüncenin evi, hafızanın taşıyıcısı, duanın kapısı ve ahlakın görünür hâlidir. Bir toplum kelimelerini kaybettiğinde yalnızca sözlüğü daralmaz; dünyayı okuma biçimi de yoksullaşır. Dilin bozulması, düşüncenin dağılmasıdır. Kendi dilinde derinlik kuramayan insan, yabancı kavramların gölgesinde konuşmaya başlar. Yerli düşünce dili, başka dilleri reddetmek değildir. Kendi kelimeleriyle dünyaya açılma cesaretidir.
Tarayıcı ön izlemeyi desteklemiyorsa PDF’yi yeni sekmede açabilirsiniz.