Bilen Söylesin
Şiir · Sözlük · Dil ve kültür
İncele ↗
Fikir, sevda, kırılma, nefis, sükût, ölüm ve hesaplaşma eşiklerinde ilerleyen; düşünmeyi, kaybı, vicdanı, yalnızlığı ve insanın kendi iç mahkemesini şiir diliyle ele alan şiir kitabı.
Bu kitaba bağlı 82 kavram. Her madde merkezî Kavram Atlası kaydına ve kitap içindeki kaynak sayfalarına bağlanır.
İnleyiş, feryat ve derin yakınma.
Allah'ın tahtı, gökyüzü.
Gelecek, istikbal.
Ah, ah; İnilti.
Zekâ; Akıllı, bilge; Akıllı.
Berzah, ölümle hayat arası
Kalıcı (Şair Bâkî'ye atıf).
Geçici, fani
Felek, kader; Kader.
Ayrılık, hasret
Ölüm zamanı.
Yüksek mahkeme, meclis.
Uyma, bağlanma, örnek alma.
Hocalar, efendiler, seçkin kimseler.
Şiirde soruya dönüştürülen bu kavramın sözlük açıklaması editoryal inceleme için işaretlenmiştir.
Şiirde soruya dönüştürülen bu kavramın sözlük açıklaması editoryal inceleme için işaretlenmiştir.
Anlama, kavrama.
Lal, dilsiz
Söz, ifade.
İzan, anlayış
"Evet" dediler (ahitte)
Şiirde soruya dönüştürülen bu kavramın sözlük açıklaması editoryal inceleme için işaretlenmiştir.
Ateş, cehennem.
Mîzân, terazi
Maşuk, sevgili; Sevilen, sevgili.
Durak, varış noktası.
Kıyamet günü.
Gösteriş, ikiyüzlülük.
Kalıcı, sürekli.
Necabet, asalet
Şuur, bilgi sahibi olmakla sınırlı değildir. İnsan neyi bildiğini, niçin bildiğini ve bildiği şeyin kendisini nereye çağırdığını fark ettiğinde şuur başlar. Şuursuz bilgi insanı kibirli yapabilir; şuurlu bilgi sorumluluk doğurur. Şuur, çağın dilini okumak, kendi nefsini tanımak, toplumun yarasını görmek ve hakikatin önünde eğilebilmektir. S Kuşağı’nın ilk harfi bunun için şuurdur. Çünkü görmeyen insan yürüyemez; gördüğünü anlamayan insan ise kolayca yönlendirilir.
Görünüş, biçim, yüz.
Sözün bağlamı ve akışı.
Bir sözün öncesi, önceki bağlam.
Sessizlik, suskunluk; Sükut, sessizlik
Memleket, vatan.
İçki sunan, su dağıtan; Şikayet eden, isyankar
İyiliği, emeği, dostluğu ve geçmişte kurulan bağı unutmama; sadakatin hafıza ve davranış boyutu.
Ceza, azap.
Ahiret, öbür dünya
Şiddetli soğuk.
Zeval, yok olma
Vuslat, kavuşma
Sevgili, dost; Sevgili, dost.
Kapı, makam; tasavvufî kullanımda tekke. Şiirde sığınak ve manevi yöneliş imgesidir.
Kabul etme, açıkça söyleme, benimseme. Şiirde insanın kendi hükmünü ve duruşunu beyan etmesiyle ilişkilidir.
Buyruk, hüküm belgesi. Şiirde insanın kendisi veya kader üzerine kesinleşmiş hükmü temsil eder.
İnsanın arzu, hırs ve benlik yönü; şiirde çoğu kez vicdanla çatışan iç kuvvet olarak kullanılır.
İki hâl arasında kalma, eşik. Şiirde karar ile kararsızlık, varlık ile hiçlik arasındaki sıkışmışlığı simgeler.
Klasik dilde güçlü ve ürkütücü kötü ruh/cin tasviri; şiirde aldatıcı ve karanlık niteliği yoğunlaştıran mecaz.
Utanma, mahcubiyet ve ar duygusu; ayrıca perde veya örtü anlamı taşır.
Giysi, elbise; mecazen dış görünüş veya kişinin üzerine giydiği kimlik.
Güç, takat ve bir işi yapabilme kudreti.
Bir davranışın doğurduğu ağır manevî sorumluluk, günah yükü veya kötü sonuç.
İçte, görünmeyen veya derin anlam katmanında bulunan yön; zâhirin karşıtı.
Görme yetisini kaybetmiş; mecazen gerçeği göremeyen, hakikate kör.
Mahkeme, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Erişim, KörEbE külliyatında tekrar eden bir düşünce, ilişki, süreç veya uygulamayı adlandırmak ve farklı eserlerdeki kullanımlarını aynı anlam ağı içinde birleştirmek için kullanılan kavramdır. KörEbE külliyatında özellikle “Soğuk Kaos Çağında NATO-2” çalışmasındaki bağlamıyla ele alınır.
Vicdan, insanın çıkarı, korkusu veya çevresinin baskısı başka yöne çağırsa bile hak ile haksızlık arasındaki farkı içinde duyabilme ve bu farkın sorumluluğunu üstlenebilme yetisidir. KörEbE külliyatında vicdan, sessiz bir duygu değil; adalete ve eyleme çağıran iç ölçüdür.
Nazım.
Sevda, aşk
Vefat.
Kitap.
İnsan, insan
Elde edilen, sonuç
Düşünce.
Dil, sadece anlaşma aracı değildir. Düşüncenin evi, hafızanın taşıyıcısı, duanın kapısı ve ahlakın görünür hâlidir. Bir toplum kelimelerini kaybettiğinde yalnızca sözlüğü daralmaz; dünyayı okuma biçimi de yoksullaşır. Dilin bozulması, düşüncenin dağılmasıdır. Kendi dilinde derinlik kuramayan insan, yabancı kavramların gölgesinde konuşmaya başlar. Yerli düşünce dili, başka dilleri reddetmek değildir. Kendi kelimeleriyle dünyaya açılma cesaretidir.
İmtihan, sıkıntı.
Anlam.
Tarayıcı ön izlemeyi desteklemiyorsa PDF’yi yeni sekmede açabilirsiniz.
Bu yayın kendi arşivindeki özgün kaydıyla sunulmaktadır.