← Kavram Atlası
KÖREBE KAVRAM ATLASI

Hâfıza

Ana kavram 3 kaynak bağı Arapça
TANIM

Hafıza, geçmişin depo edilmesi değildir. Toplumun kendisini geleceğe taşırken kullandığı iç pusuladır. Hafızası gevşeyen insan kolay yönlendirilir; çünkü neyin kayıp, neyin kazanç olduğunu ölçemez. Tarih burada kuru kronoloji olmaktan çıkar. Dil, aile, şehir, mezarlık, musiki, atasözü, ibadet ve ortak acı hafızanın parçalarıdır. Hafıza diri kaldığında toplum aynı hataya mahkûm olmaz. Hafıza gösteriye dönüşürse geçmiş, bugünü aydınlatmak yerine bugünün öfkesini süsleyen bir dekor hâline gelir.

KÜLLİYAT İÇİNDEKİ İZİ

Kaynaklar

Bir kavram farklı eserlerde tekrar açıldığında yeni madde üretilmez; bağlam ve kaynak aynı kayıt altında birikir.

Kitap 3

Sayfa: 11 16 17 18 19 20 26 27 30 31 265 269 270 282
üş geçmişe kaçmak değildir. Eski biçimlerin güvenliğine sığınmak, bugünü inkar etmek ya da hayatı donmuş bir hatıraya çevirmek anlamına gelmez. Öz, insanı ayakta tutan ana hakikattir. Dilin, ahlakın, inancın, hafızanın ve sorumluluğun birleştiği iç merkezdir. Bir toplum özünü hatırladığında dünyadan çekilmez; dünyaya daha sağlam bakar. öz'e dönüş, romantik nostalji değil, köklerden beslenen gelecek inşasıdır. Kök… s. 265
eğilir. Kendi kusurunu görmeyen ise kimliği hamasete çevirir. Sağlıklı kimlik, ne ezikliktir ne böbürlenme. İnsan kendi yerini bilir, başkasından öğrenir, fakat kendi varlığını başkasının onayına bağlamaz. 12. Hafıza Hafıza, geçmişin depo edilmesi değildir. Toplumun kendisini geleceğe taşırken kullandığı iç pusuladır. Hafızası gevşeyen insan kolay yönlendirilir; çünkü neyin kayıp, neyin kazanç olduğunu ölçemez. Tari s. 269
Sayfa: 12 33 40 196 238 240 241 244 249 253
rin yönetildiği bir dünyaya 2013. Ocak. Türkiye-Suriye sınırı. Kilis kapısı. Suriyeli gazeteci çantasını üçüncü kez açtı. İçinde fazla bir şey yoktu: bir laptop, kenarları kıvrılmış üç defter, yarısı dolu bir hafıza kartı, bir de annesinin aceleyle poşete koyduğu ekmek. On iki yıllık meslek hayatı, bir omuz askısına ve birkaç megabayt görüntüye sıkışmıştı. Ekmeği sınırdan önce… s. 12
olmadığını anlamaya çalışırken yoruluyor, yoruldukça kendi tarafına, kendi öfkesine veya bütünüyle kayıtsızlığa çekiliyor. Dijital kaos, yalnızca yanlış bilgi meselesi değildir. Dikkatin nasıl parçalandığı, hafızanın nasıl kısaldığı, öfkenin nasıl ödüllendirildiği ve hakikatin hangi hızlarda dolaşıma sokulduğu meselesidir. Modern propaganda, bazen yalan söylemekten çok, insanı hakikatin peşinden gidemeyecek kadar yo s. 33
Sayfa: 7 10 11 12 168 171
İRİŞ Hira’dan Bugüne: Z Kuşağından S Kuşağına Bir Hicret Her çağ kendi karanlığını üretir. Kimi zaman bu karanlık savaşla gelir; şehirleri yıkar, insanı yerinden eder. Kimi zaman sessizdir. Kavramların içine girer. Hafızayı inceltir. Hakikati gösteriye, şahsiyeti imaja, özgürlüğü tüketime çevirir. Biz daha çok ikinci karanlığın içindeyiz. Bunu bazen büyük raporlarda değil, akşam sofrasında görürüz. Aynı… s. 7
Hafıza, geçmişin depo edilmesi değildir. Toplumun kendisini geleceğe taşırken kullandığı iç pusuladır. Hafızası gevşeyen insan kolay yönlendirilir; çünkü neyin kayıp, neyin kazanç olduğunu ölçemez. Tarih burada kuru kronoloji olmaktan çıkar. Dil, aile, şehir, mezarlık, musiki, atasözü, ibadet ve ortak acı hafızanın parçalarıdır. Hafıza diri kaldığında toplum aynı hataya mahkûm olmaz. Hafıza gösteriye dönüşürse geçmiş, bugünü… s. 171
KörEbE Kavram Atlası

Külliyatta Geçtiği Yerler

Kitap

Hira Dağı’nın Çocukları - Öz’e Dönüş

Sayfalar: 11, 16, 17, 18, 19, 20, 26, 27, 30, 31, 265, 269…

üş geçmişe kaçmak değildir. Eski biçimlerin güvenliğine sığınmak, bugünü inkar etmek ya da hayatı donmuş bir hatıraya çevirmek anlamına gelmez. Öz, insanı ayakta tutan ana hakikattir. Dilin, ahlakın, inancın, hafızanın ve sorumluluğun birleştiği iç merkezdir. Bir toplum özünü hatırladığında dünyadan çekilmez; dünyaya daha sağlam bakar. öz'e dönüş, romantik nostalji değil, köklerden beslenen gelecek inşasıdır. Kök top

Sayfalar: 11, 16, 17, 18, 19, 20, 26, 27, 30, 31, 265, 269, 270, 282

Kitap

Soğuk Kaos - Yönetilen Belirsizlik

Sayfalar: 12, 33, 40, 196, 238, 240, 241, 244, 249, 253

rin yönetildiği bir dünyaya 2013. Ocak. Türkiye-Suriye sınırı. Kilis kapısı. Suriyeli gazeteci çantasını üçüncü kez açtı. İçinde fazla bir şey yoktu: bir laptop, kenarları kıvrılmış üç defter, yarısı dolu bir hafıza kartı, bir de annesinin aceleyle poşete koyduğu ekmek. On iki yıllık meslek hayatı, bir omuz askısına ve birkaç megabayt görüntüye sıkışmıştı. Ekmeği sınırdan önce yemedi. İnsan bazen aç olmadığı için değ

Sayfalar: 12, 33, 40, 196, 238, 240, 241, 244, 249, 253

Kitap

Hira Dağı’nın Çocukları

Sayfalar: 7, 10, 11, 12, 168, 171